GİB Duyuru: Perakende Mal Satışları ile Hizmet İfalarına İlişkin Mali Rapor Bildirim Kılavuzu (21.11.2017)      Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 15) (21.11.2017)      7020 Sayılı Yapılandırma Kanunu 3. Taksit Ödemenizi Unutmayın (20.11.2017)      6736 Sayılı Yapılandırma Kanunu 5. Taksit Ödemenizi Unutmayın (20.11.2017)      Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik (18.11.2017)      Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Kararı (17.11.2017)      E-Beyanname Sistemi Hakkında Önemli Duyuru (16.11.2017)      Önemli Duyuru!!! (Bazı Vergi Dairesi Mükelleflerinin Beyanname Gönderememesi Hk.) (16.11.2017)      Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 75935942-050.01.04–[01/203] Sayılı Kararı (16.11.2017)      Bankaların Birleşme, Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (16.11.2017)     


Mahir Gencer
Bireysel Emeklilik Primlerinin Gider Kaydı/Ücret Gelirlerinden İndirimi Hakkında Açıklamalar
Mahir Gencer
Arge Harcamalarının Muhasebeleştirilmesi Hakkında Açıklama
Mahir Gencer
117 Nolu Tebliğ Kapsamında Katma Değer Vergisinde Tevkifat Hakkında Açıklamalar (II)


 


 
 BASEL
...» Basel II 'ye Hazırmısınız ?

1-Basel II nedir?
 
Dünya Merkez Bankaları başkanları, ilk olarak 1974 yılında İsviçre’nin Basel kasabasında toplanarak, BASEL komitesi kurulmuş ve paranın yönetimi, kredi koşulları, risk kriterleri ile ilgili bir çok karar almışlar ve 1988 yılında yayımlanan bu kararları ülkelerinin bankacılık sisteminde uygulamaya başlamışlardır. Kararların adı da kasabanın isminden dolayı Basel I kararları olarak geçmiştir. Daha sonra Dünyadaki ekonomik değişimler dikkate alınarak 2002 yılında tekrar aynı kasabada toplanıp 2007 de uygulanmak üzere BASEL II adıyla yeni kararlar almışlardır.
  
2- Basel II ülkemizde ne zaman uygulanacak?
 
Avrupa Birliği üyeleri 2007 başından itibaren uygulamaya başlamıştır. Ülkemizde ise 2008 başından itibaren uygulanacağı kararlaştırılmışken, bu günlerde, uygulamanın 2009 başına ertelendiği açıklanmıştır. Yani son duruma göre 2009 yılı başından itibaren uygulanacaktır.
 
3- Basel II  firmalara neler getiriyor?
 
Birincisi firmaların bankalara verecekleri teminatlarda değişiklik olacaktır.Bazı şahsi mallar teminat kabul edilmeyeceği gibi özellikle gayrimenkul ipoteklerinde ticari sermayeye dahil gayrimenkuller tercih edilecek. Ayrıca alınacak teminatın çeşidi ve tutarı firmanın kredi notuna bağlı olacak. Kredi notu yüksek olan bir firma aynı kredi rakamı için daha az teminat verebilecek.
 
İkinci olarak bankalar, bir firmaya kredi, teminat mektubu vs. verirken  kredi notu verecek ve ona göre limit belirleyecek. O nota göre kredi faiz oranı belirleyecek. Rating derecelendirmesi (kredi notu)  çok önem arz edecek. Basel II kararlarından önceki uygulamada da bazı rasyolara bakılıyordu ama bu kadar detaylı değildi.
Basel II uygulamasında kredi notuna etki eden unsurlar şunlar olacak:
            
-Firmanın sektörü ve sektördeki yeri ve önemi ile ilgili analizler  (sektör derecesi),
-Finansal yapısı ile ilgili analizler (cari,likidite vb. oranlar)
-Satış ve kârlılık analizi (satış ve kâr ile ilgili analizler)
-Yönetim gücü ile ilgili analizler (Ortakların deneyimi, mali güçleri ve yönetim-iş tecrübeleri gibi)
-Faaliyet ile ilgili analizler (yönetim yapısı, makine gücü, alacak ve ödeme gücü analizi)
-Kredibilite analizleri ( ödemedeki düzenliliği,bankalarla çalışma süresi, Merkez bankasındaki risk durumu, bankaya yapılan ödemelerin düzenliliği ve bankadaki çalışma verimliliği)  Özellikle karşılıksız çek, protestolu senet ve gününde ödenmemiş kredi kartları olanlar yeni dönemde çok zorluklar yaşayacaktır.
 
Görüldüğü gibi bankalar eskiden olduğu gibi bilanço üzerinde 3-4 tane orana bakarak kredi notu vermeyecek. Firmanın her şeyini kapsayan ve değerlendiren 6-7 temel konuda çok ayrıntılı analizler yaptıktan sonra kredi notu verecek. Kredi faiz oranınızı ona göre belirleyecek.Teminatınızı ona göre az veya çok isteyecek.
 
İyi bir mali yapıya sahip olmak yetmeyecek. Bunun yanında;

- İyi makinelere de sahip olmak,
- İyi bir yönetim yapısına sahip olmak,
- Firmanın ödemelerinde düzenli olması (Karşılıksız çek, protestolu senet vs. olmaması),
- Firmanın alacaklarının güvenilir firmalarda olması,
- Kayıt içinde çalışan bir firma olması,
- Şeffaf bir muhasebe sistemine sahip olması,
 
Gerekecek. Diğer bir deyişle banka bunların hepsini araştırıp size öyle bir kredi notu verecek. Bu nota göre düzenli, sağlam,kayıt içinde çalışan, iyi yönetilen, düzenli hareket eden güvenilir firmaların, finansman maliyetleri açısından çok şanslı ve kârlı olacaklarını söylemek mümkün.
 
Bu analizler sırasında özellikle kayıt dışı çalışan,iyi yönetilmeyen ve düzensiz firmalar; ya banka kapılarından dönecek ya da finansman maliyetleri yüksek olacaktır.
 
4- Firmalar şu sorun ve zorluklar yaşarlar
Basel II kriterlerine uyum sağlamayan firmalar şu sorunlarla karşılaşırlar:
- Bankalar, firmanın kayıt dışı işlemlerinin kayıt içine alınması talep edecek,
- Bankalar firmadan daha fazla bilgi ve belge isteyecek ve  firmayı daha yakın izlemeye alacak,
- Firmaların kredi kullanma limitleri daralacak, 
- Kredi derecelendirme notuna göre daha yüksek faiz öder,
- Emsal firmalara göre daha çok teminat verme zorunda kalırlar,
- Müşteri çek ve senetleri ile firma ortaklarının ve grup şirketlerinin kefaletinin teminat kabul edilmemesi,
- Nakit, banka teminat mektupları ve gayrimenkul (İkamet amaçlı) ipoteklerinin teminat olarak bankalar tarafından talep edilmesi, gibi zorluklar yaşanabilir.
Kriterlere uyum sağlamayan firmaların mevcut kredilerinin bile teminatları yetersiz kalabilir.
 
5- Firmalar kârlı çıkmak için ne yapmalı
 
Eskiden, bankalara bilançolar gidince ya şu oran düşük, biraz sermayeyi arttırın oranı tutturalım deyip belki sorunlar aşılıyordu. Hem de bu işlem 3-5 gün içinde yapılıyordu.
Eskiden firmanın kayıt dışı işlemleri dikkate alınıyordu. Orakların kayıt dışı sermaye ve varlıkları kredi limitlerine etki ediyordu. Şimdi bunlar kabul edilmemektedir. Aranan kriterleri düzeltmek belki bir yıl alacak, belki daha fazla. Sadece sermaye artışı yapmak suretiyle çözmek mümkün olamayacak.
İyi bir yönetim oluşturmak, kurumsallaşma sağlamak, satışların kârlılığını arttırmak, satış vadelerini düzenlemek, kayıt içine girmek gibi tedbirler öyle birkaç günde yada birkaç ayda olacak şeyler değil.
Onun için firmaların kredi notlarını tespit ettirerek bir an önce eksik ve hatalı yönlerini görmeleri ve bunları düzeltmek için hemen kolları sıvamaları gerekir. Kredi notlarını öğrenirken ya da bunu düzeltmeye çalışırken mutlaka finans,yönetim ve mali konularda uzman bir ekipten yardım almaları yararlarına olacaktır.
 
 Basel II ile ilgili sıkıntı yaşamamaları için iyi bir kredi derecelendirme yaptırdıktan sonra eksik olan aşağıdaki konuları en kısa zamanda tamamlamaya ve düzeltmeye çalışmalılar:
 
* Firma faaliyetlerini ana faaliyet konularına çevirmeleri, sektörlerinin durumunu iyi izlemeli  
   ve sektör içindeki yerlerini iyi konumlandırmaları ile ilgili çalışma yapmaları,
 
* Kayıt dışı işlemleri kayıt içine almaları,
 
* Basel II’nin öngördüğü teminat yapısına uyum sağlamaları,
 
* Sermayelerini güçlendirmeleri,
 
* Uluslararası kabul görmüş standartlarda, muhasebe tutmaları ve  güvenilir mali tablolar
   (bilanço-gelir tablosu vb.) çıkarmaları,
 
* Raporlama ve veri tabanı konularında teknik alt yapı ve çalışma oluşturmaları,
 
* Kurumsal yönetim kültürünü yerleştirmeleri,
 
* Özellikle muhasebe ve finansman konusunda nitelikli insan kaynağına yatırım yapmaları,
 
Görüldüğü gibi BASEL II bir finansman kavramı olmaktan çok firmaları A  dan Z’ ye değiştiren ve bu değişime zorlayan bir yönetim ve denetim sistemi gibi görülmektedir. Firmalar istemese de, zorunlu olarak bazı adımları atmak zorunda kalacaklar.  Yada bankanın önünden geçmeyecekler. Dünya ile entegre olduğumuz günümüzde banka ile çalışmadan da ayakta kalmak veya faaliyet göstermek imkansız gibi. Olumsuz yada sıkıntılı gibi görünse de Basel II fırsata dönüştürülebilir.   Aslında kendini yenilemek, değişime ayak uydurmak isteyen firmalar için bu bir fırsat olabilir. Erken davranan firmalar yol alacak, davranmayan yolda kalacak gibi görünüyor.